Formu Doldurun, Biz Sizi Arayalım





AVICENNA DİYABET


Diyabet sadece şeker yükselmesi midir?

Diyabette; kan şekerinin belli değerlerin üzerinde olmasının yanı sıra tansiyon hastalığı ve kolesterol yükselmesi de eşlik ediyor. Vücudumuzda kan şekerini yani glikozu dengede tutan hormonlar var. Şekeri düşüren yegane hormon pankreas isimli organımızdan salınan insülin hormonu. Kimi diyabetlilerde eksik veya hiç yoktur. Daha büyük kısmında aslında normalden fazladır ancak etkisine direnç vardır. Bu direnç yağ, adale (kas) ve karaciğer organımız tarafından gönderilen sinyallerle yönetilmektedir.


Ne zaman şeker yükselmesinden bahsediyoruz?

Sekiz saatlik açlıkta kan şekeri 100 ve üzerinde, yemekten iki saat sonra ise 140 ve üzerinde ise şeker yani glikoz yükselmesi diyoruz. Ancak kesin diyabet için bu rakamlar

açlıkta 126,

toklukta ise 200’ün

üzerinde olmalıdır.


Şeker yükselmesini nasıl anlayabiliriz?

Çok su içme, çok idrara çıkma, çok yemek yeme ve acıkma ataklarının olması, okul çağı çocuklarında altına idrar kaçırma, büyüme gelişme geriliği ip uçları verebilir. Ancak en çok rastlanılanı uzun süreli yorgunluklardır.

Diyabet hiçbir belirti vermeye de biliyor.



Bu durumda diyabet çok sinsi bir hastalık gibi duruyor.

Diyabette tanı konulduğunda tüm dünyada ortalama 5 yıl geç kalınmıştır. Bu süre tam zamanında konulması ile 20 yıla kadar (0-20 yıl) uzayabilmektedir. Bazı hastalar, kalb krizi geçirdikten sonra (enfarktüs), bazıları görme azalması nedeni ile başvurdukları hekimlerin şüphe görmesiyle diyabetli olduklarını öğrenirle


Diyabet için kimler risk altındadır?

  • Fazla kilolu olanlar (Obezler)
  • 4 kilonun üzerinde bebek (tosuncuk bebek) doğuran anneler
  • 2,5 kilonun altında doğan bebekler
  • Hamileliğinde geçici kan şekeri yükselmesi yaşayanlar
  • Tansiyon hastaları
  • Kolesterolleri yüksek bulunanlar
  • Karaciğerinde yağlanma olanlar
  • Astım hastaları
  • Hepatit (sarılık mikrobu) taşıyıcıları
  • Sedef hastası (psöriasis) olanlar
  • Kortizonlu ilaç kullananlar
  • Vitamin D düzeyi düşük olanlar
  • Açlıkta kan şekeri 99'un üzerinde olanlar
  • Toklukta kan şekeri 139'un üzerinde olanlar
  • Gizli şekeri olanlar
  • Birinci derece yakınlarında (anne, baba, kardeş, çocuk) diyabet bulunanlar



Diyabetin vücudumuza ne gibi etkileri vardır?

Biz bu istenmeyen etkilere komplikasyon diyoruz. Diyabet bir damar hastalığıdır. Damar sertliğinin en önemli nedenlerindendir. Bu damarlar kalb, böbrek, beyin, şah damarı (karotis), ayak damarları ve göz damarlarıdır.


Diyalize giren yani böbrekleri iflas ettiği için suni böbrek makinasına bağlanan hastaların hemen yarıya yakını diyabetlidir.


Koroner yoğun bakım hastalarının hemen üçte birinde diyabet vardır. En az üçte biri diyabeti olduğunu orada öğrenir.


Travmatik olmayan körlüğün en başta nedeni diyabettir. Bacak amputasyonları (ayak kesilmeleri) arasında kontrolsüz şekerin yeri büyüktür. Ancak bu komplikasyonlar iyi yönetilen bir şekerde bu şekilde sonuçlanmayacaktır.



Diyabet hangi yaşlarda görülüyor; tipleri var mıdır?

Diyabet her yaşta görülebiliyor. Çocukluk çağı diyabeti genelde ilköğretim çağında ortaya çıkıyor. Vücutta hiç insülin bulunmayan tiptir. Buna tip 1 diyabet diyoruz. Diyabetli nüfusun toplumda %5-10 kadarını oluşturuyor. Tip 2 diyabet ise 30'lu yaşlardan sonra daha çok ortaya çıkan insülin direncinin hakim olduğu diyabettir. Gebelik diyabeti gestasyonel diyabet adını alıyor. Bir de kortizon grubu ilaçların tesirinde veya kimi genetik hastalıklara eşlik eden diyabet grubumuz vardır.


Diyabet tedavisinde beslenmenin değeri nedir?

Biz buna tıbbi beslenme tedavisi diyoruz. Az ve sık yemeği öneriyoruz. Yani: 3 ana öğün, 3 ara öğün. Uygun bir beslenme ve beslenme aralığı olmaz ise tedaviden başarılı bir sonuç alınamıyor. Diyabetlilerin kullandığı hapların bir kısmı yemekten önce bir kısmı sonra alınmalıdır. İnsülini önce veya hemen yemeğin başında öneriyoruz. Hap ve insülin tipine göre bunlar değişebiliyor.


Diyabetliler her türlü egzersizi yapabiliyorlar mı?

İdrar veya kanda keton yoksa, hastanın kan glikozu 100'ün altında değilse, 240'ın üzerinde değilse, retinada kanama, idrarda ileri derecede protein kaybı, kontrolsüz hipertansiyon, diyabetik ayak yarası yoksa öneriyoruz.

Diyabetlinin moral yani kendini iyi hissetmesi, doğru beslenme aralıkları ve uygun egzersizle yeterince düşürülemediği glikozunu (kan şekerini) ilaçlar ile kontrol altına almaya çalışıyoruz. Egzersizler

izometrik (yani ağırlık kaldırma OLMAYAN), yürüme, koşma, bisiklete binme, yüzme, dans şeklinde özetlenebilir. Egzersiz öncesinde mutlaka kan şekeri bakılmalıdır ve rakam 240'ın üzerinde ise keton çubuğu ile de ölçüm yapılmalıdır.

Egzersize girerken

ani glikoz düşmelerine karşın şeker ve ara öğün yanınızda bulundurulmalıdır.


Keton nedir, hangi diyabetlide bakılıyor?

Çoğu kez çocukluk çağı diyabeti yani tip 1 diyabette karşılaşılan bir durum. Vücut alternatif enerji kaynaklarını kullanmaya başlıyor, vücut adeta erimeğe başlıyor demektir. O yüzden tip 1 diyabetli çocuklar genellikle zayıftır. Uzun süreli açlıklarda da keton vücutta artabiliyor. İdrarda ve kanda bakılıyor. Keton varlığında egzersiz önerilmiyor. En yakın diyabet uzmanına başvurulması gerekiyor.


Gizli şeker nedir, diyabetten daha mı tehlikelidir?

Kan şekeri açlıkta 100-125 arasında ve/veya toklukta 140-199 arasında ise gizli şeker diyoruz.

Diyabetten daha tehlikeli değildir.

Zira rakamlar yüksek ancak diyabet rakamlarının altındadır.

Gizli şekeri olanlar diyabete adaydırlar ve bu kişilerde kalp ve damar hastalığı riski normal bireylere göre artmıştır.


Diyabet tedavisinde ne zaman insülin gerekli olmaktadır?

Tip 1 Diyabette yani çoğunlukla çocukluk çağı diyabetinde tek seçenek insülin tedavisidir.

Çoğunluğu erişkin çağında görülen tip 2 diyabet hastaları hapla tedaviye başlansa bile zamanla diyabetin ilerlemesi ile yalnız başına veya haplarla beraber insülin hormon enjeksiyonu kullanmak durumundadırlar.

Gebelerde haplar değil yine insülin kullanılmaktadır.

Böbrek ve karaciğer yetersizliği başlamış hastalarda artık haplar kesilerek insülin başlanır.

Hapla kan şekeri ayarlanmış olsa bile büyük ameliyat geçirecek diyabetlilerde kısa dönem için insüline başlanır, sonra yeniden hapa geçilebilir.

Gebeliklerinde diyabet başlayanların çoğu doğum sonlandığında iyileşir ve ilaç ihtiyacı kalmaz ancak bu gebelerin ilerde diyabet riski %40-60 oranında olduğundan yakın takipleri gerekli olacaktır.



Prof. Dr. Mehmet Akif Büyükbeşe