Kulak Burun Boğaz Hastalıkları


Tiroid NodülleriTiroid Nodülleri

İşitme nasıl oluşur?
       İşitme dışarıdan gelen seslerin önce kulak kepçesine ulaşması ile başlar. Bir anten gibi ses dalgalarını karşılayan kulak kepçesi, bu dalgaları dışkulak kanalı vasıtasıyla kulak zarına( Timpanik membran) ulaşmasına katkı sağlar. Zara gelen ses zarın titreşmesine neden olur. Burada ses iletimini sağlayan kemikçikler vardır. Çekiç (malleus), örs (inkus), üzengi (stapes) kemikleri sırasıyla ses dalgaları salyangoz ( koklea) denilen duyu organına ulaşır. Kulak zarından salyangoza kadar olan orta kulak ses dalgalarını artık kapalı sisteme iletmiş yani iç kulakta kemik ve sıvı içinde bazı yapılarda titreşme başlamıştır. Salyangoz girişinde yine bir zar vardır ve bu zar kulak zarından daha küçüktür ve ses burada şiddetini 21 defa daha arttırır. Salyangoz içinde de 3 kanalcık bunlar ortada koklea kanalı, üzerinde vestibüler kanal, altta ise timpanik kanal vardır. Bu kanallar içinde tüysü hücreler, organeller bulunur. Bunlardan bir olan corti organı ses dalgalarını elektriksel enerjisiye çevirir. Bu elektriksel enerji ise işitme siniri aracılığı ile beyine işitme merkezine ulaşır.

Presbiakuzi (kulak yaşlanması) nedir?
       Ortalama 50 yaş sonrası herkeste ortaya çıkabilen işitme azalmasıdır. Bu işitme azlığı çok daha erken yaşlarda veya daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilir. Bazen çok ağrı bazen de çok hafif olabilir. İşitme kaybının derecesini ve yaşını belirleyen faktörler başlıca; yaşanılan veya iş gereği maruz kalınan gürültülü ortamlar, ailesel tada genetik faktörler, bazı damar hastalıkları, geçirilen kulak hastalıkları olarak gösterilebilir. Kulak yaşlanmasında daha çok yüksek frekans seslerde kayıp olur. Yani kişi ince sesleri daha zor duymaya başlar, kalın sesleri daha iyi duyar ve genellikle duyup da anlayamamaktan şikayet eder. Bu hal yaşlılarda içe kapanma bazen yakın çevreye tepki şeklinde sürer. Bu kusurların düzeltilmesi işitme cihazları ile mümkündür. Erken dönemde işitmenin düzeltilmesi psikolojinin de bozulmasını önlemiş olur. Ayrıca cihaz kullanmaya karşı tepkili kişilerde cihaz kullanımını çok ertelemek sonrasında cihaz uyumlarını zorlaştırdığı gibi fayda da azalır.

Yenidoğanda işitme
       Bebekler daha anne karnında işitmeye başlarlar. Çevredeki fazla gürültüden rahatsız olabileceği gibi hiç ses olmayan ortamda da işitme gelişimi etkilenebilir. Yenidoğanda tek taraflı yada çift taraflı işitme kayıpları olabilmektedir. Bu kayıpları erken tesbit etmek çok önemlidir. İşitme kaybı ile doğan veya doğduktan kısa süre sonra işitmesi bozulan çocuklarda konuşmaya başlama gecikir, veya hiç konuşamaz. Bazen okul yaşı gelmiş ve konuşamayan çocuklar kliniklere getirilmektedir. Bunların erken işitme cihazı veya operasyonlarla işitme rehabilitasyonları zeka gelişmesinde önemlidir. Yenidoğanlarda basit otoakustik emisyon ölçümlerivede gerekirse BERA testleriyle işitme belirlenmelidir.

Rinit nedir?
       Burun içi mukozasının hastalanması halidir. En sık görülen şekli viral rinitlerdir. Ensık bulguları burun tıkanıklığı, hapşırık akıntı, kaşıntı şeklindedir. Çocuklarda olduğunda huzursuzluk ve burun tıkanıklığına bağlı uyku bozuklukları eklenir. Bu enfeksiyonların ardından genellikle ikincil enfeksiyonlar ve sinüzit gelişir.

Alerjik rinit
       Burunda tıkanıklık, sulanma, göz kaşıntısı, hapşırık vardır. Şikayetlerin oluştuğu ortamda mutlaka allerjen dediğimiz rahatsız edici faktör vardır. Bu tetikleyici allerjenler havadaki partiküller, koku, toz, yiyecekler, ilaçlar olabilir. Bu faktörlerden uzak kalmak alerjik rinit tedavisinin de esasını oluşturur.

Burun tıkanıklığı nedenleri?
       Burun tıkanıklığının çok çeşitli nedenleri olabileceği gibi yaşlara göre de değişiklik gösterir. Yenidoğanlarda, çocuklarda, erişkin ve yaşlılarda farklı sebepler öncelikli düşünülmelidir.
Yenidoğanlarda burun tıkanıklığı denilince önce ne kadar tıkanıklık olduğuna bakılır. En sık görülen yenidoğanın yeni başlamış solunumu ve hava ile yeni tanışmış solunum yollarının alışma dönemi tıkanıklıklarıdır. Havanın nemlendirilmesi ile genellikle rahatlar. Doğumsal bir neden de burun arkası genize açılan hava yllarının tek taraflı veya iki taraflı kapalı olmasıdır. Bu tıkanıklılıklar cerrahi olarak düzeltilir.

       Daha büyük çocuklarda en sık burun tıkanıklığı sebebi geniz eti büyümesidir. Sık burun enfeksiyonu geçirmek, ailesel sebepler, hava kirliliği genizeti büyümelerine sebep olmaktadır. Basit bir ameliyatla bu sebep ortadan kaldırılabilir.
       Erişkinlerde burun tıkanıklığı nedenlerinden en önde gelenler kemik eğrilikleri, burun içi etlerinde şişmelerdir. Burun içi polipleri dediğimiz oluşumlar ve tümöral oluşumlar da bir diğer tıkanıklık nedenleridir.
       Tüm bu tıkanıklıklarda tanıya yönelik ayrıntılı burun içi endoskopik muayene şarttır. Ayrıca grafiler, bazen tomografik tetkikler, tanısal biyopsi yöntemleri ile kesin teşhis konulabilir.

Burunda yabancı cisim
       Genellikle 3 yaş civarı çocuklarda küçük cisimleri burun ve kulak kanalına sokma eğilimleri vardır. Çocuklar söylemedikçe de çoğunlukla aileleri bunların farkına varamaz. Küçük bocuklar, oyuncak parçaları sık görüle burun içi yabancı cisimlerdir. Bu cisimler farkına varılmazsa burun arkasından genize ve solunum yollarına inerek ani boğulma nedeni bile olabilir. Çoğunlukla burun etleri ile sıkışarak enfeksiyona ve kötü kokulara sebep olur. Özellikle 3-5 yaş çocuklarda burunda kötü kokulu ve tek taraflı akıntıda ilk akla gelen yabancı cisimdir ve mutlaka çıkarılmalıdır.

Bademcik ve genizeti nedir?
       Bademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular lenfoid hücrelerden oluşmuştur. Lenfosit denilen hücrelerin üretiminde rolü vardır.Geniz eti her çocukta doğal olarak bulunan lenfoid doku olup, 3-7 yaşlar arasında en büyük halini alır ve ergenlik çağına doğru kaybolur. 4-5 yaşlarda daha sık olmak üzere enfeksiyonlara bağlı olarak büyürler. Tonsil yüzeyinden doku içine uzanan, kript denilen kanalcıklar bulunur ve bu  kanalcıkların sayısı 20 kadardır. Geniz etinin büyük olması burundan solunuma engel oluşturur. Bunun sonucunda  kulak ve sinüs problemlerine yol açarlar. Bu çocuklarda iştahsızlık, gece terlemeleri, sabahları ağız kokusu, işitme kayıpları, horlama, ağızdan soluma, düzelmeyen ksürükler, burun akıntıları gözlenmektedir. Kronik geniz eti iltihapları veya büyümeleri çocukların ses kalitesinde bozulma, ağız ve çene şekil bozuklukları, gelişme gerilikleri gibi problemlere sebep olabilmektedir.

       Romatizmal ateş olarak bilinen hastalık A grubu beta hemolitik streptokoklara karşı oluşturulan antikorların yol açtığı bir komplikasyondur. Kalp kapakçıklarında bozukluklara  açabilmektedir.

Akut tonsillit
       Ani başlar, ateş, üşüme, titreme, baş ve vücut ağrısı, kırgınlık, halsizlik, eklem ağrıları, bazen karın ağrıları, kulağa vuran ağrılar, boyunda lenf bezlerinin ağrılı şişlikleri, şiddetli boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve iştahsızlık görülür. Ayrıca hastada fena ağız kokusu, ses bozukluğu, horlama ve nefes alamama gibi belirtiler de mevcuttur.

 Son Güncelleme Tarihi: 05.04.2018

 


Prof. Dr. İbrahim Ethem POYRAZOĞLU

Prof. Dr. İbrahim Ethem POYRAZOĞLU

Op.Dr. Tayfun UYSAL

Op.Dr. Tayfun UYSAL