Göz Sağlığı ve Hastalıkları

 

Refraksiyon nedir?

GlokomGlokom

Kelime olarak "kırılma" anlamına gelir. Fizik prensip olarak, ışığın bir ortamdan diğerine geçişte açısını değiştirmesi ve hızında değişiklik olması anlamında kullanılır. Göz Hastalıkları yönünden ise gözün kırma kusurunun tespiti için yapılan muayeneye verilen isimdir. Göz hekimlerinin en sık yaptığı işlem olan refraksiyon bu özelliğiyle temel oftalmolojik muayenelerin başında gelir.

Kırma kusuru nedir?

Gözde kırma kusurunun bulunmama haline "emetropi" denir ve bu durumda uzaktaki bir nesneden göze paralel olarak gelen ışınlar retina (gözün ağ tabakası) üzerinde odaklanır. Kırma kusurunun olduğu hale ise "ametropi" denir. Kırma kusurları 3 başlık altında incelenir:
1. Miyopi: Farklı nedenlere bağlı olarak ışınların retinanın önünde odaklanması halidir. En sık nedeni gözün normalden uzun olmasıdır.
2. Hipermetropi: Hipermetrop gözde ışınlar retinanın gerisinde odaklanır. Gözün normalden kısa olması en önemli nedendir.
3. Astigmatizma: Korneanın (gözün ön kısmındaki saydam tabaka) veya lensin (göz içindeki mercek) kırıcılıklarının her açıda aynı olmamasına bağlı olarak noktasal bir ışık kaynağından gelen ışınların bir nokta halinde retinaya odaklanamamasıdır.

Miyopi nedir?

Miyopi gözlerin yakındaki cisimleri net olarak gördüğü ama uzaktaki cisimleri net olarak göremediği bir durumdur. Miyopi kelimesi Latince “kapalı göz” kelimesinden gelir çünkü miyop kişiler uzağı daha iyi görmek için gözlerini kısarlar.
Miyopi sıklıkla kalıtımsaldır ve 8-12 yaşlarında çocuklarda ortaya çıkar. Gençlik yıllarında vücut büyüdükçe miyopi de artar ve erişkin yaşta belli bir seviyede kalır. Miyopiyi etkileyen en önemli faktör kalıtım yani ailede miyop bulunmasıdır.Aşırı okuma, gözleri az ışıkta kullanma ya da beslenme yetersizliği miyopiye sebep olabilir
 
Miyopinin sebebi genellikle gözün oval oluşudur ve göz merceğinin uzaktaki cisimlerden gelen ışınları retina üzerinde odaklaştırmaya yetecek derecede şeklini değiştirmesi imkansızdır. Nadiren miyopinin sebebi korneanın şeklinde bir değişiklik ya da göz merceğinin şeklinde bir değişikliktir.
Hemen hemen bütün miyoplarda vücudun büyümesiyle artan basit miyopi vardır. Miyopi artsa bile bu normal büyümenin sonucudur.Ergenlik çağında çocuğun vücudu büyüdükçe gözün uzunluğu da değişir ve 6 ayda bir yeni gözlük gerekebilir.Bu tıpkı büyüyen ayaklara uygun büyük ayakkabı almaya benzer.Miyopi bir kaç yıl hızla ilerler,daha sonra çok az değişir.Yirmi yaşlarında meydana gelen erişkin tipi miyopi de vardır ama genellikle 20-40yaş arasında çok az değişiklik olur.
 
Hipermetropi nedir?

Göz küresi genellikle normalden daha kısadır ( miyopinin tersi, miyopide göz uzundur.) Bu kısalık göz merceğinin yakındaki cisimlerden gelen ışınları retina üzerinde odaklaştırmasını güçleştirir.Nadiren korneanın düzlüğü ya da göz merceğinin incelmesi de hipermetropiye neden olabilir.

Normalde bütün çocuklar orta derecede hipermetropturlar. Gençlik yıllarında bu giderek azalır.Bebeğin küçük ve hipermetrop olan gözü büyüyüp uzadıkça hipermetropi azalır. Hipermetrop olan küçük çocuklar genellikle hem uzağı hem yakını iyi görürler. Çünkü göz merceğinin odaklama yeteneği gözün kısalığını karşılamaya yetecek kadar kuvvetlidir. Hipermetropi çocuklarda şaşılıkla birlikte olabilir, çünkü göz kasları yakını görmek için kuvvetle kasılmak zorundadır. Çocuklarda başağrısı ve okumaya karşı ilgisizlik gibi görme dışı belirtiler  hipermetropi için uyarıcı işaretlerdir. Miyopi gibi hipermetropi de kalıtımsaldır.

Astigmatizma nedir?

Astigmatizmanın nedeni genellikle korneanın düzensizliği ya da çarpıklığıdır. Normal görme için kornea düzgün ve her yönde eşit eğimde olmalıdır. Astigmatizmada korneanın eğimi bir yönde daha fazladır. Başka bir deyimle kornea basketbol topundan çok amerikan futbol topuna benzer.Astigmatizmada görüntü yüzeyi dalgalı aynada ya da sirklerdeki çok uzun,çok şişman ya da zayıf gösteren aynalardaki görüntüye benzer. Astigmatizma  kalıtımsaldır. Doğumda olabilir ve genellikle hayat boyu değişmeden kalır. Düşük derecede astigmatizma çok sık görülür ve genellikle düzeltilmesi gerekmez.

Presbiyopi nedir?

  İnsanlar yaşlandıkça,yakındaki nesneleri görmeleri güçleşir,okuma ve yakın çalışma için gözlük kullanmaları gerekir.Bu duruma presbiyopi (yaşlı göz) denir.
  40 yaşına gelindiğinde gözün merceği esnekliğini kaybeder ve yakındaki cisimler üzerinde odaklanamaz. Presbiyopi orta yaşın kaçınılmaz bir değişikliğidir. Genellikle okuma gözlükleriyle düzeltilir. İlerlemesini azaltmak için herhangi bir diyet ya da egzersiz gibi bir tedavisi yoktur. Miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi bir refraksiyon kusuru olan presbiyop hastalara bifokal ya da multifokal camlar verilebilir.

Ambliyopi - Göz tembelliği nedir ?

Çocukluk döneminde, kayma olmadan her iki gözden net görüntü algılandığında normal görme gelişimi sağlanmış olur. Kayma gibi gelişmenin olumsuz olarak etkilendiği koşullarda ise göz tembelliği veya görmede azalma gelişir. Şaşılığı olan çocukların yarısında göz tembelliği gelişir. Erken teşhis edildiğinde yani hayatın ilk 8-9 yıllık döneminde tedavisi mümkündür, iyi gören gözün kapatılması ile görme seviyesi arttırılabilir. Ancak görme için gelişme döneminin tamamlandığı 9 yaş sonrası tedavi başarısı oldukça düşüktür, yani ne kadar erken teşhis edilirse tedavi başarısı o denli yüksek olacaktır. Göz tembelliği ilerleyici bir hastalık değildir, yani görme tamamen kaybedilmez.

Ambliyopide sıklıkla tek göz etkilenir, yaklaşık olarak her 100 kişiden 4`ünde göz tembelliği vardır. Göz tembelliğinin teşhisi ve erken tedavisi için her çocuk 3 yaşına dek göz muayenesi olmalıdır. Halk arasında yaygın olarak kabul edilen yenidoğan bebeğin göremediği yolundaki görüşün aksine yenidoğan döneminde bebekler görebilir ancak erişkinlerin görme seviyesinde değildir ve ancak 1.5-2 yaşında erişkin seviyesine ulaşır. Gözlerin kullanılması ile gelişim sağlanır bu nedenle çocukluk döneminde görme sistemi esnektir ve gözlerin kullanılmasına göre şekillenir. Fakat şaşılık, iki gözde farklı derecelerde olan gözlük ihtiyacı yada bir gözdeki görüntünün oluşmasını engelleyen katarakt, göz kapağı düşüklüğü gibi bir engel varlığında tembellik gelişir. Yani görme potansiyeli olmasına karşın görme sistemi normal gelişimini sağlayamaz. Özellikle şaşılığın olmadığı ve çoğunlukla farklı ve yüksek gözlük ihtiyacının olduğu olgularda ailenin farketmesi gecikebileceğinden ambliyopi tanısı gecikebilir. Bebeklik döneminde yani çocuğun konuşamadığı dönemde de gözlük ihtiyacı ve şaşılık tesbit edilebilir. Ayrıca göz tembelliği dışında görme azalmasına neden olabilecek katarakt, iltihaplanma, tümör veya diğer göz hastalıkları da saptanabilir.
Göz tembelliğinin tedavisi için eşlik eden şaşılık, gözlük ihtiyacı veya katarakt gibi hastalıklar tedavi edildikten sonra az gören gözün kullanılmasını zorlamak için iyi gören göze kapama yapılır. Eğer çocuk kapama yapmaya çok direnç gösteriyorsa göz damlaları veya özel çalışma sistemleri kullanılabilir. Göz tembelliği tedavi edilmediği takdirde ilerleme göstermez ancak gelişme dönemi sonrası tedavisi mümkün değildir ve her iki gözün birarada kullanılması ve derinlik hissi algılamasında zorluğa neden olur, polislik, pilotluk gibi meslek seçiminde engel teşkil eder.
- Her iki gözde eşit ve iyi görme hayatın erken gelişme döneminde gözlerin normal kullanılabilmesi ile sağlanır. Hayatın ilk 9 yılında bu normal gelişim sağlanamazsa tembellik gelişir.

- Göz tembelliği nadiren şikayete neden olur bu nedenle ilk 3 yılda yapılacak göz kontrolu teşhis ve tedavi için büyük önem taşımaktadır. İlk muayene icin ideal zaman 1 yaş civaridir.
- Göz tembelliğine neden olan en önemli hastalıklar şaşılık, kırma kusuru ve katarakt gibi hastalıklardır.
- Erken teşhis, kontrol takipleri ve ailenin de durumun önemini kavrayarak yapacakları kapama tedavisi tedavinin temelini oluşturur.
- Yakından okumak ya da televizyon seyretmek gözleri bozar mı? Bu doğru değildir, çocukların kol mesafeleri daha kısa olduğundan ve yakına uyum kapasiteleri de yüksek olduğundan okumak için yakında tutarlar. Televizyon içinde TVden gelen düşük miktardaki radyasyonun dışında gözleri bozacak olumsuz etki yoktur. Ancak yakından TV seyretmek eşlik eden kırma kusuruna bağlı olabileceğinden bir göz hekimi tarafından görülmelidir.
- Benzer şekilde düşük aydınlatmanında gözleri bozacağı yönünde yanlış inanış mevcut ancak bu da doğru değildir. Değişen mesafelere görmenin ayarlanabilmesi gibi değişen ışık koşullarınada gözümüz uyum gösterebilir. Hatta albinizm, lens veya kornea opasiteleri gibi durumlarda düşük aydınlatma daha rahat okumayı sağlayabilir.
- Gözlük takmak gözleri zayıflatarak gözlük ihtiyacını arttırmaz veya numaranın artmasına neden olmaz. Tam terside geçerlidir ve gözlük takmak gözlük numarasını azaltmaz.

Keratokonus nedir?

Gözümüzün saat camı olarak nitelendirilen en dıştaki saydam tabakasının öne doğru bombeleşmesi ile karakterize genetik olduğu düşünülen bir hastalıktır. Uzun süreli olarak aşırı derecede gözün ovulmasının ve kaşınmasının hastalığın çıkışında ve ilerlemesinde bir risk faktörü olduğu ileri sürülmektedir. Tedavisi gözlük, kontakt lens veya ileri evrelerde göz nakli ile mümkündür.

Kuru Göz nedir ?

Kuru göz, gözyaşının yetersizliği durumudur. Göz çevresindeki gözyaşı bezleri tarafından salgılanan, ve göz kapaklarının kırpılması ile göz yüzeyine yayılan gözyaşı, yine gözkırpma ile gözkapaklarındaki küçük kanalcıklar (punktumlar) ve daha sonra nasolakrimal kanal yardımıyla burun içine yönlenerek gözü terkeder.

Gözyaşı tabakası, hemen göz üzerine yayılan bir mukus tabaka, ortada sulu (aköz) tabaka, ve en dışta yağlı (lipid) tabakalardan oluşur. Bu üç tabakadan herhangi birinin eksikliği veya bozukluğu, kuru göz şikayet ve bulgularının ortaya çıkmasına neden olur.

Kuru Göz hastalarının şikayetleri nelerdir?

Kuru göz hastaları gözlerde kuruluk hissi, yanma, batma, yabancı cisim hissi, kızarıklık, rüzgar veya sigara dumanından rahatsızlık, göz çevresinde mukus iplikçiklerin oluşması, ve/veya kontakt lens kullanmakta zorluk şikayetleri ile doktora başvururlar. Bu hastalar, zaman zaman kuruluğa bağlı irritasyon ile paradoksik sulanmadan da şikayet edebilir.

Kuru Göz nedenleri nelerdir?

Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır. Ancak, kuru göz, özellikle menapoz sonrası kadınlarda sık görülür. Bunun dışında, idrar söktürücü, tansiyon düşürücü, anti-allerjik, anti-depresan ilaçlar, uyku ilaçları ve alkol göz kuruluğuna neden olabilir.

Ciddi kuru göz, ağız kuruluğu ile birlikte giden Sjögren Sendromu ile birlikte olabilir. Bu durumda, hastalarda, sıklıkla eklem romatizması olmak üzere, tüm vücut sistemlerini tutan bir immün disfonksiyon veya bağ dokusu hastalığı mevcuttur. Sjögren sendromu, genellikle 50 yaş civarında kadınlarda görülür.

Yukarıdakilerin dışında kimyasal yanıklar, cerrahiler ve burada detaylandırılmayacak başka birtakım hastalıklarda da kuru göz görülebilir.

Kuru Göz tanısı nasıl konulur?

Göz doktoru tarafından yapılan göz muayenesi ile kuru göz tanısı konulabilir. Hastanın öyküsü de tanıya çok yardımcıdır. Bunun dışında, gözyaşının özel boyalarla boyanması veya `gözyaşı şeritleri` ile gözyaşı miktarının tayini de tanıda kullanılabilecek yöntemlerden biridir.

Kuru Göz nasıl tedavi edilir?

Gözü nemli tutabilmek için, gözyaşının yerini tutan birçok yapay gözyaşı damlası ve jeli bulunmaktadır. Yapay gözyaşını günde 4-5 kereden daha sık kullanma ihtiyacını hisseden hastalar için koruyucu madde içermeyen, tek kullanımlık yapay gözyaşı preparatları da bulunmaktadır. Bu tek kullanımlık damla ve jeller, hastalar tarafından,

Gün boyu, arzu edildikleri sıklıkta kullanılabilmektedirler.
Kuru gözde diğer bir yaklaşım, mevcut gözyaşının korunmasıdır. Gözlük kenarları kapatılabilir veya yüzücü gözlükleri kullanılabilir. Kuru göz hastaları özellikle geceleri uyudukları odanın nemlendirici cihazlarla nemlendirilmesinden de fayda görürler. Yine mevcut gözyaşını korumak amacıyla, gözyaşını gözden uzaklaştıran küçük kanalcıklar, göz doktoru tarafından yapılacak bir işlemle, geçici veya kalıcı olarak kapatılabilir.
Yukarıdakilerin dışında gözyaşı yapımını arttıran birtakım ilaçlar da mevcuttur. Ancak, aynı zamanda salya yapımını da arttıran ve terleme, bulantı, kalp çarpıntısı gibi yan etkileri olabilen bu ilaçlar ancak doktor denetimi altında kullanılabilirler.

Esasen bir immün düzenleyici ilaç olan Siklosporin, son zamanlarda kuru göz tedavisinde uygulanan en yeni ilaçlardan biridir. Suspansiyon formunda göze damlatılabilen bu ilacın, majör gözyaşı bezinin inflamasyonunu azaltarak gözyaşı yapımını artttırdığı bildirilmektedir.

Şeker hastalığı gözü nasıl etkiler? (Diabetik Retinopati)

Şeker hastalığı,pankreas dokusundan salgılanan insülin hormonunun eksikliğine veya etkisizliğine bağlı kan şekerinin yükselmesine sebebiyet verdiği gibi, aynı zamanda bir küçük damar hastalığıdır.Tip1 diabet genelde 30 yaşından önce başlar insülin eksikliği mevcuttur.İnsülin enjeksiyonları gerekir.Tip2 diabet genelde 40 yaşından sonra görülür,vücutta insülin eksik veya kullanımında bozukluk vardır.Diet,ağızdan alınan antidiabetik ilaçlar ve bazı hastalarda insülin enjeksiyonları gerektirir.Diabetik retinopati, şekere hastalığına bağlı olarak gözün arka bölümünde ışığa hassas bir doku olan retina tabakasının(ağ tabaka) damarlarının etkilenmesi ile ortaya çıkan ve körlüğe sebebiyet veren bir durum olup, diabetin tek tedavi edilebilir komplikasyonudur.Genelde iki göz de etkilenir.Hastalığın başlangıcında hastanın hiç şikayeti olmayabilir, bulgular zamanla ortaya çıkar.Hafif veya ağır, ancak muayene edilen diabetli bir hastada retinopatinin görülme oranı %40-45 civarındadır.Bu oran hastalığın süresi ile artış gösterebilir. Erken safhada yakalanan hastaların tedavileri mümkündür. Bu sebeple hastaların hiç bir şikayeti olmasa da yılda 1 kez retina muayeneleri olması gerekir. Buluğ çağı,gebelik,katarakt ameliyatı,insüline yeni geçiş gibi dönemlerde muayene sıklaştırılmalıdır.Diabetin sıkı kontrolü, gerektiğinde insüline geçiş, kan lipid ve kolesterolünün ve diğer dahili problemlerin kontrol altına alınması,sigarayı bırakmak hastalığın ilerlemesini yavaşlatır,ancak durdurmaz.Bu sebeple kan şeker düzeyleri çok iyi kontrol edilse bile,retina muayeneleri ihmal edilmemelidir.Şeker hastalarında kan şekerinin hızlı değişiklikleri ile geçici görme bulanıklıkları da gelişebilir.Katarakt oluşumu da normal topluma göre daha sıktır.Görme sinirinin küçük damarlarının tıkanması nadir görülen bir durum olup,optik nöropati adını alır.Bu yazıda diabetik retinopati üzerinde durulacaktır.

Diabetik retinopatinin evreleri nelerdir?

1-Zemin diabetik retinopati:Ağ tabaka damarlarının tıkanması ve duvarlarının bozulması ile küçük damar genişlemeleri(mikroanevrizma),kan elemanlarının retinaya sızması ile küçük retina içi kanamalar,sert eksuda adı verilen sarı birikintiler görülür.Retinanın makula adı verilen en hassas bölgesi etkilenmedikçe görme yakınması olmaz(Resim1)
2-Makulopati:Zamanla makula bölgesi damarları etkilenince,bu bölgedeki damarların zedelenmesi ile, beslenme bozukluğu(iskemi),sıvı sızması(ödem),ve bu bölgeye yerleşen kanama ve eksudalar görmeyi etkiler.Hasta bulanık ve az görmeden yakınmaya başlar.
3-Proliferatif diabetik retinopati:Diğer bulgulardan daha az görülür.Beslenme bozukluğuna(iskemi) cevap olarak retina bazı sinyaller ve kimyasal maddeler oluşturur ve istenmeyen yerlerde yeni damarlar gelişir.Bu yeni damarlar göz içine yoğun kanamaya(vitreus hemorajisi),etraflarında gelişen ve gözün içini dolduran yumurta akı kıvamındaki jele(vitreus) doğru uzanan bantların yaptığı çekinti ile retinanın yerinden kabarmasına(dekolman),göz tansiyonunun yükselmesine(glokom) sebebiyet verir.Bu gelişmeler ise körlükle sonuçlanır.
Retina anjiografisi nedir,nasıl uygulanır?
Retina anjiografisi,flöresein adı verilen bir boyanın 5cc kadar kol toplardamarlarından birine verilmesi, 8-10 saniye içinde göze ulaşan boyanın gösterdiği retina damarsal sisteminin fotoğraflanması esasına dayanır.Retina hastalıklarının tanısı ve tedavi edilecek bölgelerin gösterilmesinde kullanılmaktadır.Damarları açma özelliği yoktur.Radyoopak madde kullanılmaz.İşlem sırasında bazı hastalarda geçici bulantı olabilir.İşlemden sonra 2 gün kadar hastanın cilt rengi sararır, idrar rengi koyulaşır.Çok nadir olarak boya allerji yapabilir.Ağır karaciğer ve böbrek hastalarında, hamilelerde kullanımı önerilmez.(Resim3)

Nasıl tedavi ediyoruz? Laser ışık koagülasyonu nasıl uygulanır?

Hastanın yakınması olmadan göz hekimine başvurması çok önemlidir.Erken evrede LASER ışık koagülasyonu ile tedavi edilen hastalarda genellikle körlüğü engellemek mümkün olabilmektedir.Tedavide, artık yerleşmiş olan prensipleri uyguluyoruz.Tedavi için gözün üzerine bir kontakt lens yerleştirilir.Laser ışığı bu lens vasıtası ile tedavi edilecek bölgelere ulaştırılarak yanıklar oluşturur.İşlem genelde tolere edilebilir,ancak bazı durumlarda ağrı duyulabilir.Bu sebeple ağrı kesici bir tablet alınması uygundur.LASER tedavisinin amacı, görmeyi hastanın başvurduğu düzeyde tutmaya çalışmaktır.Ancak işlemden sonra bir miktar görme azalması olabilirse de,ileride görülecek daha şiddetli görme azlığının engellenmesi açısından bu kabul edilebilir.İşlemden hemen sonra görme yakınmaları artabilir, ancak bir süre sonra eski düzeye döner.Laserin uygulandığı bölgeye göre merkezi veyaçevresel görme,karanlık-aydınlık uyumunda,renk görmede etkilenmeler gelişebilir.Laser tedavisi tıkanmış olan küçük damarları açamaz, sadece sızıntı(ödem) bölgelerine ve yeni gelişen damarlara etki edebilir.


Vitrektomi ameliyatı nedir?

Tedavi için geç kalmış ve bazen laser tedavisine rağmen ilerleme gösteren hastalarda,gözün içine 1 mm den ince özel alelerle girilerek uygulanan bir cerrahidir.Çoğunlukla proliferatif safhanın komplikasyonları sebebi ile uygulanır.Göz içi sıvısı(vitreus) içindeki kanamaların ve çekinti yapan bantların temizlenmesi ve retinanın tekrar eski anatomik yapısına kavuşması hedeflenir.Temizlenen göz içi sıvısı yerine seum fizyolojik veya başka bir sıvı ile göz içi doldurulur.Bu tedavi için de bir süre olup, başarısı yine zamanlamaya bağlıdır. Erişilecek görme düzeyine gelince bir sinir dokusu olan ve yenilenmeyen retinada elde edilebilecek görme düzeyi ancak ameliyattan sonra belirlenebilir.Ameliyat sırasında gözün içine hava,gaz,silikon gibi TAMPON MADDELER verilmesi gerekebilir.Bu maddeler içinde silikonun tekrar geri alınması söz konusudur.Diğerleri kendiliklerinden emilir.Ameliyatın en sık görülen yan etkisi katarakt gelişimini hızlandırmasıdır.yeniden kanama da gelişebilir.Bu gibi durumlarda yeniden cerrahi gerekebilir.

Yeni gelişmeler

Usulüne uygun ve doğru zamanlanmış yukarıda bahsedilen tedaviler ve hastanın dahili problemlerinin kontrole alınması ile, diabetik retinopati sebebi ile gelişen körlük oranları %5 e düşmüştür.Ancak en keskin gören nokta olan makula bölgesindeki sıvı birikimi(ödem) ve eksudalarda görmeyi daha iyi korumak için çalışmalara devam edilmektedir.Bu amaçla, tartışmalı olmakla beraber, göz içine dışarıdan kortikosteroid enjeksiyonları denenmektedir.Bu tedavilerin bir süresi olduğundan enjeksiyonların tekrarı gerekebilir.Yan etkileri en sık göz içi basıncının yükselebilmesi(her hastada yükselmez),katarakt,nadiren enfeksiyondur.Retinanın yeni damar oluşturan sinyalleri ortaya çıkarmaması ve damar sağlamlığını koruması için de, bu işlemde rolü olan bir faktöre karşı geliştirilen anti VEGF adını alan bir gurup yeni ilacın göz içine verilmesi ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.Ayrıca ağızdan alınan bazı ilaçlarla bu sinyalleri engellemek için yapılan çalışmalar da vardır.Tüm bu çalışmaların amacı, görmeyi daha iyi hale getirmektir.

Gözü sağlam olanlar için “Dinlendirici Gözlük” var mıdır?

Hayır. Gözlük bir kırılma kusuru olanlar için yardımcı bir araçtır. Bu açıdan sağlıklı olan, yani kırılma kusuru bulunmayanları dinlendiren bir gözlük yoktur. Nasıl koltuk değneği yalnızca ayak veya bacaklarında sorunu olan biri için yardımcı iken, sağlıklı biri için hiç bir yardımı yoksa, gözü sağlıklı biri için de numaralı gözlük yardımcı bir araç sayılmaz, yarar sağlamaz.

Çocuklarda göz muayenesi ne zaman yapılmalıdır?

Çocuklarda göz muayenesi yeni doğan döneminden başlayarak yapılmalıdır. İlk muayene yeni doğan odasında deneyimli bir hemşire veya çocuk doktoru tarafından yapılır. Bu muayenede en önemli bulgu göz bebeğinden yansıyan ve ağ tabakaya ait olan kırmızı yansımanın her iki gözde eşit parlaklıkta ve sağlıklı olmasıdır.  Daha sonra 6. ve 18. aylarda çocuk doktoru veya aile hekimi tarafından genel göz sağlığı muayenesi yapılmalıdır, şüphe edilen bir bulgu varsa göz doktoruna yönlendirilir.  Bu dönem içinde ebeveynler göz kayması, kapak düşüklüğü, sık göz kırpma, gözlerini ovuşturma gibi normal dışı bir bulgu gördüklerinde göz doktoruna başvurmalıdırlar.  Aile de bilinen bir göz hastalığı varsa bunun erken dönemde izleme alınması gerekir.  Gözler tamamen normal görünümde olsa bile her çocukta 3 yaşında mutlaka ilk göz muayenesi yapılmalıdır. Genellikle tek gözde ortaya çıkan göz tembellikleri muayene edilmedikçe bulgu vermezler ve saptanamazlar.  Daha sonra 5 yaşında ve okula başlarken muayeneler tekrarlanır

Katarakt Nedir?

Katarakt gözün içindeki lensin saydamlığını kaybetmesidir. Lensin saydamlığını kaybetmesi bir perde etkisi yaparak, gözümüze gelen ışınların sinir tabakasına geçmesini önler (Şekil 1). Bunun sonucunda, görmede azalma başlar. Katarakt görmede azalmanın yanısıra geceleri haleler görme, aşırı parlama ve çift görme gibi şikayetlere de yol açabilir. Katarakt oluşumu yaşlanma, sistemik hastalıklar ve travma gibi nedenlere bağlıdır.

Katarakt Nasıl Tedavi Edilir?

Kataraktın tek tedavisi cerrahidir. Kataraktı tedavi eden herhangi bir ilaç, damla, vitamin veya göz egzersizi yoktur.
Günümüzde katarakt cerrahisi teknolojinin ve tekniklerin gelişmesine doğru orantılı olarak başarı sağlamaktadır. ‘Fakoemülsifikayon’ denen cerrahi teknik sırasında yüksek frekanslı ultrason kullanılarak kataraktlı lens parçalanıp, emilmektedir. Bu işlem 3 mm’lik bir kesi yeri yerinden gerçekleştirilmekte, alınan kataraktlı lens katlanabilir bir yapay lensle değiştirlmektedir. Yapay lens katlanabilir özellikte olduğundan küçük kesi yerinden sığmakta, böylece kesi yerine dikiş atılmasına gerek kalmamaktadır.

Ameliyat Sonrası Gözlük Kullanılmasına Gerek var mıdır?

Gözün içine yerleştirilen yapay mercek uzak görme mesafesine (araba kullanma, televizyon seyretme, v.s.) göre ayarlanmaktadır. Bunun sonucunda uzak görme için gözlük ihtiyacı ya tamamen ortadan kalkmakta, ya da ince bir cam yeterli olmaktadır. Yakın görme (okuma, v.s.) içinse gözlük kullanılması zorunludur. Gözlük muayenesi ameliyattan 1 ay sonra yapılmaktadır.

Katarakt Cerrahisi:
Hasta ameliyattan 1-2 saat önce ameliyatın yapılacağı yere gelir. Genel sağlık durumuna göre gerekli tetkikleri yapılır ya da daha önce yapılması istenir. Bazı damlalar ile göze ön hazırlık yapılır ve hasta ameliyathaneye alınır. Bugünün katarakt cerrahisinde özel durumlar dışında artık genel veya lokal anestezi yoktur. Hasta ameliyata sadece gözü uyuşturan damlalar koyularak hazırlanır. 4-5 kez koyulan bu damlalardan sonra cerrah ameliyata başlayabilir.

 Son Güncelleme Tarihi: 02.04.2018

 


Op.Dr. Yasin YILMAZ

Op.Dr. Yasin YILMAZ

Op.Dr. Zübeyde Nurten YILDIZ

Op.Dr. Zübeyde Nurten YILDIZ